Özgeçmişim

Profesyonel özgeçmişim Linkedin’de mevcuttur. Mümkün olduğunca her şeyi yazdım. Sayfanın sağ üst köşesinde birçok sitede hakkımda aradığınız her şey var. Klasik özgeçmiş tarzını beğenmediğim ve samimiyetsiz bulduğum için yayımlamayı sevmiyorum. İlgilendiklerim ve bildiklerimi yazınca da biraz kalabalık ve sıkıcı bir metin ortaya çıkıyor. Herkesin bir hikâyesi var ise “Anlat Bakalım” dediklerinde; moda deyim ile “Geniş özet” aşağıdaki gibi oluşuyor:

Antakya’da doğdum. Bir furya ile Almanya’da işçi olan babam bana Beyhan adını verdi. Çocukluk dönemim komşulara göre “Akıllı”, aileme göre “Çete başı :)” olarak geçti. 1982’de annem ile Almanya’ya gittim. Aslında orayı çok sevmiştim, her şeyden önce Haribo vardı ama geri dönmek zorundaydık. Üniversiteye kadar; zeki ama ders çalışmaz diye sıfatlandırılan ben, her yıl derece ile okulumu bitirirdim. Liseden mezun olduktan sonra, 2 yıl boyunca üniversite eğitimi istemedim. Ne de olsa 16 yaşında ticarete atılmıştım ve deli gibi çalışıyordum. Babam, ağabeyim ve merhum eniştem sayesinde, önemli ve ilk ticari deneyimlerimi kendi aile şirketimizde kazandım. Bununla yetinmeyip, ek olarak Antakya’nın büyük firmalarından Vivaldi Grubunda 7,5 yıl aktif olarak görev yaptım. Üniversiteye girme kararını aldıktan sonra, işlerimi bırakmadım. 1998’de eniştemi kaybettiğimiz zaman önce aile şirketini ve daha sonra 2000 yılının son günlerinde diğer işlerimi bıraktım. İzmir’e yerleşme kararı aldım.

2000 yılının son günlerinden itibaren de, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde burslu olarak çalıştım. Muhteşem kadro kavgalarına alet olmadım ve 2004’ün son günlerinde kamu ve eğitim sektörünü büyük bir azaptan kurtarıp istifa ettim. Askerlik görevini tamamladıktan sonra ise, Tuğba YAZICIOĞLU ile 2004 yazında İzmir, Ankara ve Antakya’da toplam 3 organizasyon ile hayatını birleştirdim. 2007’de doğan “Kudzu”muzla beraber İzmir’de yaşıyoruz.

Çalışma hayatım boyunca, bir çok sektörde hizmet ettim. Kendimi yetiştirecek eğitimleri aldım. Dj’likten, Firma Sahipliğine kadar süre gelen hayatımı ve anılarımı “16-26” adlı kitabımda, Antakya’dan kopup İzmir’e yerleşmem ile şimdiki işimde aldığım en iyi terfiye kadar olan hayatımı ve anılarımı “26-36” adlı kitabımda derledim. “36-46” için ise hala veri toplamaktayım. Ne zaman yayımlanacağını ben de bilmiyorum. Bu aralar çok kapsamlı bir yemek kitabı üzerinde çalışmaya devam ediyorum.

TMMOB-Maden Mühendisleri Odası Üyesi, Vivaldi Müzik Sevenler Derneği Kurucu Üyesi, Ministry of Sound Club Üyesi, National Geographic Society Bilimsel Üyesi sıfatlarımı değişik buluyorum. Fenerbahçeliyim, İstanbul ve Bodrum aşığıyım, F1’e hayranım, müzik hastasıyım. 2005’te İstanbul’a gitmeyi düşünürken; aynı zamanda İzmir’in en geniş kapsamlı Bilgisayar Destekli Çözüm Hizmetleri firmasını kurmaya hazırlanırken, İzmir’in önemli firmalarını çatısında barındıran AKG Grubu bünyesinde çalışmaya başladım. Her ne kadar kendi aforizmalarımı beğensem de, kendimi tek bir İngiliz atasözü ile anlatmayı tercih ederim:

“Öten horoz olabilir, ama yumurtlayan tavuktur.”

Sağlıkla, mutlu kalın…